Septoplasti burnun iç yapısını düzelten fonksiyonel bir ameliyattır ve dış görünümü değiştirmeyi amaçlamaz. Hastaların büyük çoğunluğunda burun şekli aynı kalır. Ancak dışarıdan görünen eğrilik de varsa septoplasti bunu düzeltmez; bu durumda septorinoplasti gündeme gelir. Nadiren, destek yapısı yeterince korunmazsa istenmeyen şekil değişikliği görülebilir.
Burun eğriliği ameliyatı kararı verildikten sonra hastaların aklına gelen soru neredeyse her zaman aynıdır: “Peki burnumun şekli değişecek mi?”
Bu sorunun ardında iki farklı kaygı yatar ve ikisi birbirinin tam tersidir. Bir grup hasta burnunun görünümünden memnundur ve değişmesini istemez. Diğer grup ise dışarıdan da eğri gördüğü burnunun bu ameliyatla düzelmesini bekler.
İnternette bu soruya verilen cevap genellikle tek cümledir: “Septoplastide burun şekli değişmez.” Bu cümle temelde doğru, ancak her iki grup için de eksik kalır.
Bu yazıda soruyu iki yönden birden ele alıyorum: hangi durumlarda şekil değişmez, hangi durumlarda beklenen değişiklik olmaz ve hangi nadir durumlarda istenmeyen bir değişiklik ortaya çıkabilir.
Septoplasti, iki burun deliğini birbirinden ayıran ve önü kıkırdak, arkası kemik yapıdan oluşan septumun eğri bölümlerinin düzeltilmesi işlemidir. Amacı hava yolunu açmaktır.
Kesiler burun içinden yapılır; dışarıda görünen bir iz kalmaz. Cerrah mukoza altından ilerleyerek eğri kıkırdak ve kemik bölümlere ulaşır, gerekli düzeltmeyi yapar ve dokuları yerine yerleştirir.
Bu tanımdan çıkan sonuç şudur: septoplasti burnun dış çatısına, kemerine, ucuna veya genel eksenine yönelik bir işlem değildir. Cerrahın müdahale ettiği yapı, dışarıdan bakıldığında görünmeyen iç bölmedir.
Bu nedenle burnunun görünümünden memnun olan bir hastada beklenen sonuç nettir: nefes düzelir, görünüm aynı kalır.
Burası, hayal kırıklığının en sık yaşandığı nokta ve baştan netleştirilmesi gerekir.
Burun eğriliği iki ayrı düzlemde bulunabilir. Biri iç bölmedeki eğriliktir (septum deviasyonu), diğeri dış burun çatısındaki eğriliktir. Bu ikisi çoğu zaman birlikte bulunur ama her zaman birlikte bulunmaz ve aynı işlemle düzelmezler.
| Durum | Şikâyet | Uygun yaklaşım |
|---|---|---|
| Yalnızca iç bölmede eğrilik | Nefes alamama, dış görünüm normal | Septoplasti |
| Hem iç hem dış eğrilik | Nefes alamama + burun yamuk görünüyor | Septorinoplasti |
| Yalnızca dış görünümde eğrilik | Nefes normal, görünümden memnuniyetsizlik | Rinoplasti |
Dışarıdan görünen eğriliği olan bir hastaya yalnızca septoplasti yapılırsa, ameliyat kendi amacı açısından başarılı olur — hasta rahat nefes alır — ama aynada gördüğü görüntü değişmez. Bu, teknik bir başarısızlık değil, yanlış kurulmuş bir beklentidir.
Bu nedenle muayenede sorulması gereken soru şudur: şikâyetiniz nefes almak mı, görünüm mü, yoksa ikisi mi? Cevap, planlanacak ameliyatı doğrudan belirler. Eğriliğin nasıl değerlendirildiğini burun eğriliği nasıl anlaşılır yazısında ele almıştım.
Septorinoplasti, iç bölmedeki eğriliğin düzeltilmesi ile dış burun görünümüne yönelik düzenlemenin aynı seansta yapılmasıdır.
Burada şekil bilinçli olarak değişir. Ancak bu değişimin sınırları ve hedefi ameliyat öncesinde konuşulur; sürpriz bir sonuç değildir.
Bu yaklaşımın fonksiyonel bir avantajı da vardır. Dış burun çatısı belirgin biçimde eğriyse, yalnızca iç bölmeyi düzeltmek bazen yeterli hava yolu açıklığı sağlamaz. Çünkü darlık sadece septumdan değil, eğri çatının oluşturduğu daralmadan da kaynaklanıyor olabilir.
Yani bazı hastalarda dış çatının düzeltilmesi estetik bir tercih değil, fonksiyonel bir gerekliliktir.
Bu bölümü atlayan bir yazı dürüst olmaz. Cevap: nadiren, evet.
Septum yalnızca bir bölme değil, aynı zamanda burnun taşıyıcı direğidir. Burun sırtını ve ucunu ayakta tutan yapı büyük ölçüde bu kıkırdaktır. Ameliyat sırasında bu destek yeterince korunmazsa, zaman içinde burun sırtında çökme ortaya çıkabilir.
Bu nedenle septum cerrahisinin temel kuralı, kıkırdağın tamamının değil yalnızca eğri bölümünün çıkarılmasıdır. Literatürde bu destek yapısı L-strut olarak adlandırılır ve burun sırtı ile ön kenar boyunca uzanan L biçimli bir kıkırdak şeridini tanımlar.
Kaynaklar, dış burun için yeterli desteğin sağlanabilmesi amacıyla bu şeridin 10 ila 15 milimetre genişliğinde korunması gerektiğini belirtmektedir. Bu sınırın altına inildiğinde burun sırtının çökme riski artar.
Rakamlar konusunda ölçülü olmak gerekiyor. Septum cerrahisi sonrası burun sırtında çökme (saddle nose) görülme sıklığı literatürde %0,4 ile %3,4 arasında bildirilmiştir. Cerrahın deneyimine göre değişkenlik gösteren bir seride oranlar %0 ile %2,6 arasında, ortalama %0,4 olarak rapor edilmiştir.
Yani bu, sık görülen bir durum değildir. Ancak sıfır da değildir ve bilinmesi gerekir.
Çökme dışında bildirilen diğer olası şekil değişiklikleri şunlardır: burun ucunun düşmesi, kolumella adı verilen orta kolonun içeri çekilmesi, burun kanadı kenarlarının genişlemesi ve burun ucunun hemen üzerinde çökme.
Bu, hastaların bilmediği ve önemli bir ayrıntıdır.
Ameliyata bağlı çökme genellikle ameliyattan hemen sonra görünmez. İlerleyici bir süreçtir ve genellikle 3-6 ay içinde son halini alır.
Bunun pratik sonucu şudur: ameliyattan sonraki ilk haftalarda burnunuzun görünümünü değerlendirmek yanıltıcıdır. O dönemde gördüğünüz şey ödemdir, sonuç değil. Kontrollere düzenli gitmenin önemi de buradan gelir — değişimi erken fark eden kişi, aynaya bakan hasta değil, muayene eden hekimdir.
Şekil değişikliği riskini etkileyen unsurların bir kısmı cerrahi teknikle, bir kısmı hastayla ilgilidir:
Son iki madde özellikle önemlidir ve muayenede mutlaka paylaşılmalıdır. Hekimden saklanan bir öykü, cerrahi planı doğrudan etkiler.
Beklenti yönetimi bu ameliyatta sonucun kendisi kadar belirleyicidir. Muayenede netleştirilmesi gereken başlıklar:
Dördüncü maddeye açık ve net bir cevap alınması önemlidir. “Değişmez” ile “belirgin bir değişiklik beklenmez” farklı cümlelerdir ve ikincisi daha dürüst olanıdır.
Şekil kadar sık sorulan bir diğer konu da budur. Septoplasti sonrası nefes almanın beklendiği kadar düzelmemesinin birkaç nedeni olabilir.
En sık nedenlerden biri, tıkanıklığın yalnızca septumdan kaynaklanmamasıdır. Burun eti büyümesi, alerjik nezle ve burun kapakçığı düzeyindeki darlık eşlik ediyorsa, tek başına septum düzeltmesi yeterli sonuç vermeyebilir. Burun eti tarafını konka hipertrofisi yazısında ayrıca ele almıştım.
Bu nedenle ameliyat öncesi değerlendirmede tıkanıklığın kaynağının doğru belirlenmesi, cerrahi tekniğin kendisinden daha belirleyicidir.
Septoplasti, burnun iç bölmesini düzelten fonksiyonel bir ameliyattır ve hastaların büyük çoğunluğunda dış görünüm aynı kalır. Kesiler burun içindedir, dışarıda iz bırakmaz.
Ancak iki noktada gerçekçi olmak gerekir. Dışarıdan görünen bir eğriliğiniz varsa, septoplasti bunu düzeltmez — bu durumda septorinoplasti değerlendirilmelidir. Ve nadir de olsa, destek yapısı yeterince korunmadığında istenmeyen bir şekil değişikliği gelişebilir; literatürde bildirilen oran %0,4 ile %3,4 arasındadır.
Bu iki başlığın ameliyat öncesinde açıkça konuşulması, sonrasında yaşanabilecek memnuniyetsizliğin büyük bölümünü ortadan kaldırır.
Burun eğriliğiniz nedeniyle ameliyat düşünüyor ve görünümle ilgili tereddüt yaşıyorsanız, değerlendirmenin kulak burun boğaz hastalıkları alanındaki bir hekim tarafından yapılması ve planın muayene bulgularına göre belirlenmesi uygun olacaktır. Uygulama hakkında genel bilgiye septoplasti sayfasından ulaşabilirsiniz.
Merak ettiğiniz noktaları yorumlarda paylaşabilirsiniz; sık sorulan başlıkları yazıya ekliyorum.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi, tanı veya tedavi yerine geçmez. Kişisel durumunuz için ilgili uzmanlık alanındaki bir hekime başvurunuz.
Septoplasti burnun iç bölmesini düzeltir ve dış görünümü değiştirmeyi amaçlamaz. Hastaların büyük çoğunluğunda şekil aynı kalır. Kesiler burun içinden yapıldığı için dışarıda iz de kalmaz.
Hayır. Septoplasti iç bölmeye yönelik bir işlemdir ve dış burun çatısındaki eğriliği düzeltmez. Hem iç hem dış eğrilik bulunuyorsa septorinoplasti değerlendirilir.
Nadir görülen bir durumdur. Literatürde bildirilen oran %0,4 ile %3,4 arasında değişmektedir. Riski azaltan temel unsur, burnun taşıyıcı desteğini oluşturan L-strut yapısının 10-15 milimetre genişliğinde korunmasıdır.
Ameliyata bağlı çökme genellikle hemen görünmez; ilerleyici bir süreçtir ve çoğunlukla 3-6 ay içinde son halini alır. Bu nedenle ilk haftalarda görünümü değerlendirmek yanıltıcıdır ve kontrollere düzenli gidilmesi önemlidir.
Septoplasti yalnızca iç bölmedeki eğriliği düzeltir. Septorinoplastide ise buna ek olarak dış burun görünümüne yönelik düzenleme yapılır. Septorinoplastide şekil bilinçli olarak değişir ve bu değişimin sınırları ameliyat öncesinde konuşulur.
Burun ucunun düşmesi, destek yapısının yeterince korunmadığı durumlarda bildirilen olası değişikliklerden biridir. Kolumella çekilmesi ve burun kanadı kenarlarının genişlemesi de bu grupta yer alır. Bunlar nadir görülür ve kıkırdak korunumuyla riski azaltılır.
İkinci ameliyatlarda destek yapısı önceki cerrahide zayıflamış olabileceği için değerlendirme daha ayrıntılı yapılır. Geçirilmiş ameliyat ve travma öyküsünün muayenede mutlaka paylaşılması gerekir.
Tıkanıklık her zaman yalnızca septumdan kaynaklanmaz. Burun eti büyümesi, alerjik nezle ve burun kapakçığı darlığı eşlik ediyorsa tek başına septum düzeltmesi yeterli olmayabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi kaynağın doğru belirlenmesi belirleyicidir.
Prof. Dr. Öner Çelik — Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu; kulak burun boğaz uzmanlık eğitimini Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlamıştır. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmış, 2013 yılında Ohio State University Wexner Medical Center’da ileri endoskopik sinüs cerrahisi ve kafa tabanı cerrahisi eğitimi almıştır. Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği ve Vakfı üyesidir. Hakkımda sayfası

