HOŞGELDİNİZ ! Prof. Dr. Öner Çelik

Tükürük Bezi Tümörleri

Tükürük Bezi Tümörü Nedir?

Tükürük bezi tümörleri tükürük bezlerinde başlayan hücre büyümeleridir. Tükürük bezleri tükürük üretir. Tükürük sindirime yardımcı olur, ağzı nemli tutar ve sağlıklı dişleri destekler.

Tükürük bezi tümörleri tükürük bezi hücrelerinde gelişen kontrolsüz hücre büyümeleridir.

Tükürük bezleri, majör (büyük) ve Minör (küçük) olmak üzere ikiye ayrılır. Parotis, submandibular ve sublingual bezler olmak üzere üç ana (majör) bezden ve solunum sisteminin başlangıç ​​kısmında (dudaklar, ağıziçi, ve gırtlak) yaygın olarak bulunan yüzlerce küçük (minör) bezden oluşur.

Tükürük bezlerinin tümörleri nadiren görülür. Ancak, farklı histopatolojik karakterlerle ortaya çıkarlar. Aynı isimle tanımlanan tümörlerde bile farklı biyolojik davranışlar gözlemlenebilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2017’de yaptığı son sınıflandırmada, tükürük bezi tümörleri 30’dan fazla iyi huylu ve kötü huylu histolojik alt tipe ayrılmıştır Bu geniş histopatolojik spektrum ve aralarındaki prognozdaki önemli farklılıklar, tükürük bezi tümörlerini diğer organ tümörlerinden ayırır.

Tükürük bezi tümörleri, tüm baş ve boyun tümörlerinin yaklaşık %3-4’ünü oluşturur. Primer tükrük bezi tümörlerinin yaklaşık %80’i parotiste ortaya çıkar. Bunların da yaklaşık %80’i kötü huylu olmayan tümörlerdir. Genellikle ağrısız bir yumru, kitle ve şişlik şeklinde belirti verir.

Tükürük Bezi Tümörlerinin Risk Faktörleri

  • İleri yaş: Özellikle parotis tümörleri her yaşta ortaya çıkabilir. Ancak, yaşlı yetişkinlerde daha yaygındır.
  • Geçirilmiş radyasyon tedavisi: Geçmişte baş ve boyun bölgesine radyasyon tedavisi görmüş kişilerde parotis tümörleri riski daha yüksektir.
  • Zararlı maddelere maruz kalma: Belirli maddelerle çalışan kişilerde parotis tümörleri de dahil olmak üzere tükürük bezi tümörleri riski artabilir. Artan riskle ilişkili endüstrilere örnek olarak kauçuk üretimi ve nikel içerenler verilebilir.
  • Sigara kullanımı: Özellikle son yıllarda Whartin tümörü gibi selim tümörlerin artışına neden olmaktadır.
tükürük bezi tümörü tanısı

Tükürük Bezi Tümörü Nasıl Anlaşılır?

Hastaların büyük kısmı daha önce olmayan bir şişliği veya yumruyu farkederler. Doktora ilk başvurular genellikle bu şekilde olur. Nadiren çekilen bir görüntüleme (boyun ultrasonu, tomografi veya MRI) veya KBB doktor muayenesinde tesadüfen saptanır.

Tükürük Bezi Tümörlerinin Belirtileri

Tükürük bezi tümörlerinin belirtileri, tümörün boyutuna, konumuna ve malign olup olmamasına bağlı olarak değişebilir. Yaygın belirtiler şunlardır:

  • Boyunda veya Yüzde Şişlik: En yaygın belirti, tükürük bezlerinin bulunduğu bölgede (genellikle çene altı, ağız tabanı veya kulak önü) ağrısız bir şişliktir. Bu şişlik zamanla büyüyebilir.
  • Ağrı: Şişlik ağrısız olabilir, ancak bazı durumlarda tümör çevresindeki sinirlere baskı yaparak ağrıya neden olabilir.
  • Yüz Kaslarında Zayıflık veya Felç: Tümör yüz sinirlerine baskı yaparsa, yüzün bir tarafında kas zayıflığı veya felç görülebilir. Bu belirti, özellikle parotis bezi tümörlerinde yaygındır.
  • Yutma Güçlüğü: Büyük tümörler yemek borusuna baskı yaparak yutma zorluğuna neden olabilir.
  • Ağızda Kitle: Ağız içinde bir kitle veya sertlik hissi, tükürük bezi tümörlerinin bir belirtisi olabilir.
  • Kulakta Ağrı veya Çınlama: Tümörün konumuna bağlı olarak kulakta ağrı veya çınlama görülebilir.
  • Tükürük Üretiminde Değişiklik: Tükürük bezlerinin işlevini etkileyen tümörler, ağız kuruluğu veya tükürük üretiminde artış gibi değişikliklere yol açabilir.
tükürük bezi tümörü kontrolü

Tükürük Bezi Tümörü Tanısı Nasıl Konur?

Parotis tümörlerinin teşhisi ve tedavisi genellikle kulak, burun ve boğazı etkileyen sorunlarda uzmanlaşmış doktorlar tarafından yapılır. Bu doktorlara KBB uzmanları veya kulak burun boğaz uzmanları denir.

  • Fiziksel muayene: Bir sağlık uzmanı çene, boyun ve boğazda yumru veya şişlik olup olmadığını kontrol eder.
  • Görüntüleme testler: Görüntüleme testleri, doktorunuzun tümörünüzün boyutunu ve yerini anlamasına yardımcı olur. Parotis tümörünüz kanserliyse, görüntüleme testleri kanserin yayıldığına dair belirtileri aramaya yardımcı olur. Testler ultrason, MRI ve BT (bigisayarlı tomografi)‘yi içerebilir
  • Biyopsi (İnce iğne aspirasyon biyopsisi-İAB): Test için doku örneği alma prosedürüdür. Genellikle kitleden (tükürük bezinden) sıvı veya doku toplamak için ince bir iğne kullanmayı içerir. İğne yüzdeki deriden kitleye (tükürük bezine) sokulabilir. Laboratuvarda, testler hangi hücre tiplerinin dahil olduğunu gösterebilir ve kanserli olup olmadıklarını söyleyebilir. Bu bilgi, doktorunuzun prognozunuzu ve sizin için hangi tedavilerin en iyi olduğunu anlamasına yardımcı olur.

İğne biyopsisinden elde edilen sonuçlar her zaman doğru değildir. Bazen sonuçlar, tümör kanserli olduğunda kanserli olmadığını söyler. Bu nedenle, bazı sağlık uzmanları ameliyattan önce biyopsi yapmaz. Bunun yerine, ameliyat sırasında test için bir doku örneği alabilirler.

Tükürük Bezi Tümörü Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tükürük bezi tümörlerinin tedavisi, tümörün boyutuna, yerleşimine, benign veya malign olup olmamasına ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişir. Tedavi seçenekleri arasında cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi yer alır.

Tümörün tedavisinde ilk seçenek tümörü çevreleyen doku ile birlikte cerrahi olarak çıkarmaktır. Tümör kanserliyse daha fazla tedaviye ihtiyacınız olabilir. Bu, radyasyon tedavisi ve kemoterapi ile olabilir.

  • Cerrahi: Tükürük bezi tümörlerinin tedavisinde en yaygın yöntem cerrahidir. Tümörün tamamen çıkarılması, özellikle benign tümörler için genellikle yeterlidir. Ancak, malign tümörlerde çevre dokuların ve bazen de lenf düğümlerinin çıkarılması gerekebilir. Cerrahinin riskleri arasında yüz sinirlerine zarar verme riski bulunur, bu da yüz felci gibi komplikasyonlara yol açabilir.
  • Radyoterapi: Radyoterapi, tümör hücrelerini öldürmek veya büyümelerini yavaşlatmak için yüksek enerjili ışınlar kullanır. Bu tedavi, cerrahinin mümkün olmadığı veya tümörün tamamen çıkarılamadığı durumlarda kullanılır. Radyoterapi, özellikle malign tükürük bezi tümörlerinde etkili olabilir ve cerrahi sonrası nüks riskini azaltmak için de uygulanabilir.
  • Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek veya büyümelerini durdurmak için ilaç kullanır. Tükürük bezi kanserleri genellikle kemoterapiye dirençli olmasına rağmen, ileri evre veya metastatik (vücudun diğer bölgelerine yayılmış) kanserlerde kullanılabilir. Kemoterapi genellikle radyoterapi ile birlikte uygulanır.

Tükürük Bezi Tümörlerinin tipleri Nelerdir?

tükürük bezi tümörleri

Birçok farklı tükürük bezi tümörü türü vardır. Tükürük bezi tümörleri, tümörlerde yer alan hücre türüne göre sınıflandırılır. Sahip olduğunuz tükürük bezi tümörünün türünü bilmek, doktorunuzun sizin için en iyi tedavi seçeneklerinin hangileri olduğuna karar vermesine yardımcı olur.

Kanserli olmayan tükürük bezi tümörü türleri şunlardır: (tüm tümörlerin yaklaşık %80’ini)

  • Pleomorfik adenom. (en sık görülen tip)
  • Bazal hücreli adenom.
  • Kanaliküler adenom.
  • Onkositom.
  • Warthin tümörü.

Kanserli tükürük bezi tümörü türleri şunlardır:

  • Asinik hücreli karsinom.
  • Adenokarsinom.
  • Adenoid kistik karsinom.
  • Berrak hücreli karsinom.
  • Malign karışık tümör.
  • Mukoepidermoid karsinom.
  • Onkositik karsinom.
  • Polimorf düşük dereceli adenokarsinom.
  • Tükürük kanalı karsinomu.
  • Skuamöz hücreli karsinom.

En sık görülen Iyi huylu/benign/selim tümörlerinden biraz bahsedelim:

Pleomorfik Adenom

Tüm tükürük bezi tümörlerinin en sık görülen tipidir. Parotis selim tümörlernin %70’ini, selim submandibuler tümörlerinininde %90 ‘lık kısmını oluşturur. Bu tümörler kadınlarda erkeklere göre bir miktar daha fazla görülür. Genellikle üçüncü ve altıncı dekatta daha sık görülür. Oluşma sebebi net değildir. Yüzün bir tarafında sıklıkla kulak önü ve çene köşesinde ağrısız kitle şeklinde ortaya çıkar. Sıklıkla parotis bezinin yüzeyel kısmından gelişir. Nadiren derin lobdan gelişir ve bu durumda parafarengeal boşluk  yhaline gelir veumuşak damakta kitle, bazen çene altı (submandibuler) bölgede kitle şeklinde bulgular verebilir.  Nadir komplikasyonlarından biri bu tümörün habis kötü huylu bir tümöre dönüşümüdür. (karsinoma ex-pleomorfik adenom). Tedavisi cerrahi olarak çıkarılmasıdır. 

Whartin Tümörü

Son yıllarda pleomorfik adenoma yakın sıklıkta karşımıza çıkmaktadır. Nerede ise tamamı parotis bezi kaynaklıdır. Sıklıkla erkeklerde  50 ve 70  yaşları arasında sigara kullanımı ile yüksek oranda ilişkili bulunmuştur. Tükürük bezi tümörleri sıklıkla tek taraflıdır istisna bu tümördür ve %10 oranında her iki parotis bezinde de aynı anda veya farklı zamanlarda  ortaya çıkabilir.

Monomorfik Adenom

Bu yavaş büyüyen tümörler tüm tğkrük bezi tümörlerinin sadece %5’lik kısmını oluşturur. Onkositom, kanaliküler adenom, bazal hücreli adenom, oksifilik adenom ve myoepitelyoma gibi alt tiplere ayrılır.

En sık görülen Kanser (habis-malign-kötü huylu) tümörlerinden bahsedelim:

Parotisin kötü huylu tümörleri veya kanserleri tüm baş ve boyun kanserlerinin ancak %3-4’lük kısmını oluşturur. 

Mukoepidermoid Karsinom

En sık görülen kötü huylu tükürük bezi tümörüdür. %80-90 lık kısmı parotis bezinde görülür. En sık 50’li yaşlarda görülür. Kadınlarda erkeklere göre 4 kat daha fazla görülür. Düşük, orta ve yüksek grade (derece) alt tipleri vardır. Bu tiplerinden en sıkıntılı olanı yüksek grade’li olanıdır. Bu hem bölgesel hem lenf nodlarına yayılmaya ve agresif davranmaya meyillidir. Tedavisi cerrahidir. Düşük ve orta dereceli tümörlerin cerrahi ile yok edilmesi mümkün iken, yüksek dereceli tümörlerde ise sonrasında radyoterapi ve/veya kemoterapi gerekebilir. Tümör erken evresinde  yakalınırsa ve derecesi düşükse sağkalım süresi ameliyat sonrası bir hayli yüksektir. 

Adenoid Kistik Karsinom

Yaklaşık %70 kadar kısmı minör tükürük bezlerinden kaynaklanır. Adenoid kistik karsinom submandibular, sublingual ve minör tükrük bezlerinde görülen en sık kanser tipidir. Kadın ve erkeklerde eşit oranda görülür. Sıklıkla başka şikayet oluşturmayan kitle şeklinde ortaya çıkar. Üç histolojik alt tipi mevcuttur. Kribriform, tubuler ve solid alt tiplerinden en kötü sağkalım solid tipindedir. Farklı bir klinik davranışı vardır, daha yavaş, daha tembel uzun yıllar içinde gelişir ve bulgu verir. Altındaki ve yakınındaki sinirleri tutması ve bunlarıda atlayıcı yani bir sinirin değişik bölgelerini tutması şeklinde bir özelliği vardır ve bu vakaların %80’inde tespit edilir. Sıklıkla bu hastalara bu yüzden ameliyat öncesi bölgedeki sinirler üzerine radioterapi uygulanması bazen önerilebilir. Lenfatik yayılım nadirdir bu yüzden boyun diseksiyonu ve sonrasında radioterapi pek önerilmez. Ameliyat sonrası uzun sağkalım süreleri bildirilmiştir (20 yıl üzeri). Tabi tümörün evresi, metaztazı, hangi bezden kaynaklandığı önemlidir.

Asinik Hücreli Karsinom

Habis parotis tümörlerinin ancak %15 lik kısmını oluşturur. %90 ‘a yakını parotis bezinden kaynaklanır. Sıklıkla 50’li yaşlarda ve kadınlarda daha sık görülür. Dçok düşük dereceli tümörlerdir. Ameliyat sonrası başka ek tedaviye gereksinim duyulmaz (RT). uzun sağkalım oranlarına sahiptir.

Malign Mixt Tümör: (Karsinosarkom)

Çok nadir görülür yüksek dereceli tümörlerdir.

Karsinoma Ex-Pleomorfik Adenom:

Genellikle uzun yıllar tedavi edilmemiş selim tümör olan pleomorfik adenomun kötü huylu dönüşümü ya da kanserleşmesi sonucu oluşur. Yıllardır var olan kitlenin aniden değişimi , hızla büyümesi ve cildi ve etrafındaki sinirleri yıkıcı şekilde davranış değiştirmesi ile hastalar başvururlar. Tedavisi cerrahidir.

Tükürük Bezi Tümör Ameliyatı nasıl yapılır?

Tükrük bezi tümörleri en sık Parotis bezinde görülür. Parotis bezi kulak önünden başlayıp çene köşesine uzanan bir bezdir. Anatomik olarak bezin ortasından geçen yüz siniri bezi yüzeyel ve derin lob olmak üzere ikiye böler. Tümörler genellikle yüz sinirinin üzerindeki yüzeyel lobda daha az sıklıkla ise derin lobda veya herkisine de uzanım göstererek yerleşir.

 

Tümörü çıkarmak için kulak önündeki ve boyundaki cilt kıvrımlarına uygun bir kesi yapılır ve boyun arkasına ve aşağı doğru uzatılır.. Parotis bezi ve diğer bezlerin kesileri yerleşim yerlerine göre farklılıklar gösterir. En sık görülen (%80) parotis bezinin tümörlerini çıkarmak için kullanılan yöntemler:

 

Parotis bezinin bir kısmını çıkarmak: (yüzeysel patotidektomi). Çoğu parotis tümörü için cerrahlar tümörü ve etrafındaki sağlıklı parotis bezi dokusunun bir kısmını çıkarırlar.. Parotis bezinin kalan derindeki kısmı yani yüz sinirinin altında kalan kısım daha önce olduğu gibi çalışmaya devam eder.

 

Parotis bezinin tamamını çıkarmak. (Total parotidektomi): Parotis bezinin tamamını çıkarmak için yapılan cerrahi müdahaleye parotidektomi denir. Daha büyük tümörler, kanserli tümörler ve parotis bezinin daha derin kısımlarını etkileyen tümörler için gerekebilir.

 

Tüm Kanseri Çıkarmak İçin Daha Fazla Doku Çıkarmak

 

Parotis bezi kanseri yakındaki kemik ve kaslara yayılmışsa, bunlardan bazıları parotis beziyle birlikte çıkarılabilir.

 

Parotis bezine ulaşmak için cerrahlar kulağın yakınındaki deride bir kesi yapar. Kesik genellikle bir deri kıvrımında veya kulağın arkasında gizlidir.

 

Bazen kanser olup olmadığını görmek için ameliyat sırasında tümör dokusundan bir örnek test edilir. Hastalıkları teşhis etmek için kan ve vücut dokusu kullanan patolog adı verilen bir doktor hemen örneğe bakar. Patolog cerraha tümörün kanserli olup olmadığını söyler. Bu, cerrahın parotis bezinin ne kadarını çıkaracağına karar vermesine yardımcı olur. Patolog ayrıca yakındaki lenf düğümlerini ve diğer dokuları kanser belirtileri açısından test edebilir. 

 

Parotis bezi, yüz kaslarını hareket ettiren siniri çevreler. Bu sinire yüz siniri denir. Cerrahlar, sinire zarar vermemek için özel dikkat gösterirler. Siniri kontrol etmek ve ameliyattan sonra beklendiği gibi çalıştığından emin olmak için elektrikli cihazlar (EMG) kullanabilirler.

 

Submandibular Bez Tümör Ameliyatı Nasıl Yapılır?

 

Submandibular bez tümörleri, ikinci sıklıkta tümör gelişimi olan bezdir. çene altında (submandibular üçgende) ağrısız kitleler olarak görülür. Bu tümörlerin kötü huylu olma ihtimali daha yüksektir (%25-50). Kötü huylu submandibular bez tümörleri (özellikle nörotropik adenoid kistik karsinom) sinir felci ve ilgili sinire bağlı olarak dilde duyusal veya motor değişikliklerle kendini gösterebilir.

Tanı ve tedavi:

Parotis tümörlerindeki tanı basamakları burda da geçerlidir. İlk tedavi tek taraflı tümörün bezle birlikte tamamı ile çıkarılmasıdır. Eğer boyuna yayılım düşünülüyor ise aynı anda boyun lenf nodlarıda temizlenebilir (boyun diseksiyonu). Yapılan cerrahi kesi tümörün boyutu ve boyuna metastaz yapıp yapmadığına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Gerekirse tümörün histopatolojik durumuna göre radioterapi ve kemoterapi de uygulanabilir.

Tükürük Bezi Tümör Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sağ yüzeyel parotidektomi sonrası pansuman sargısı

En çok dikkat edilmesi gereken dönem ilk haftadır. Bu dönemin genellikle ilk 2 günü hastanede geçirilir. Sonrasında ameliyat yerine yerleştirilmiş olan drenler çekilir ve hasta taburcu edilir. Ameliyat sonrası yüz siniri kesilmemiş ise (bazen tümörün siniri sarması veya kötü huylu kanserlerde siniri de kesmek gerekebilir) motor sinir veya duysal sinir felci geçici olarak görülebilir ve bu sonrasında birkaç gün içinde düzelir. Ilk zamanlarda enfeksiyon ve hematom (ciltaltı kanamaya bağlı kan birikimi) olmaması için başı daha yüksekte tutmak ve bölgeye bir hafta boyunca su değdirmemek gerekir. Ev taburculuğundan sonra hasta çeşitli peryotlarda yara yeri pansumanı ve kontrolleri için doktorunu ziyaret eder ve verilen ilaç tedavilerini eksiksiz kullanır.

Prognoz ve Takip

Tükürük bezi tümörlerinin prognozu, tümörün tipine, derecesine ve evresine bağlıdır. Benign tümörler genellikle cerrahi ile başarılı bir şekilde tedavi edilir ve nüks oranı düşüktür. Malign tümörlerde ise erken teşhis ve tedavi, prognozu önemli ölçüde etkiler. Yüksek dereceli malign tümörler daha agresif tedavi gerektirebilir ve prognoz genellikle daha kötüdür. Tedavi sonrasında düzenli takip önemlidir. Doktor, hastayı düzenli aralıklarla muayene eder ve gerekli durumlarda görüntüleme testleri ile nüks veya metastaz kontrolü yapar. Ayrıca, hastaların yaşam kalitesini artırmak için gerekirse rehabilitasyon hizmetleri ve destek tedavileri sağlanabilir.

Sonuç

Tükürük bezi tümörleri nadir görülen, ancak ciddi olabilen tümörlerdir. Belirtiler genellikle boyunda veya yüzde şişlik, ağrı ve yüz kaslarında zayıflık gibi durumları içerir. Tanı fiziksel muayene, görüntüleme testleri ve biyopsi ile konur. Tedavi seçenekleri arasında cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi bulunur. Erken teşhis ve uygun tedavi, prognoz ve yaşam kalitesi açısından büyük önem taşır. Tükürük bezi tümörleri hakkında belirtiler yaşayan kişilerin bir sağlık profesyoneline başvurması ve gerekli tetkikleri yaptırması önerilir.

Tükürük Bezi Tümörüyle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi tükrük bezi kanserlerinde de erken teşhis çok önemlidir. Erken dönemde teşhis edilen bir tümörün tedavisi hem cerrahi kolaylık açısından hem de sağ kalım açısından çok önemi vardır. Zamanında ameliyat ile çıkarılabilir tümörler eğer geç kalınırsa cerrahi şansını yitirebilir ve tümörün uzak organlara yayılım şansı artar. O yüzden ne kadar erken teşhis o kadar uzun ömür demektir.

Yaşam kalitesi (YK), hastalıkla ilişkili ve genel sağ kalıma ek olarak önemli bir son nokta olarak kabul edilmiştir. Ameliyat sonrası kozmetik ve işlevsel sonuçlar son derece önemlidir;   kesi, lokal doku duyusunun kaybı, Frey sendromunun gelişimi (cilt üzerinde terleme), yüz siniri işlevi ve kozmetik sonuçlar hayat kalitesini etkileyebilir. Kesinin yerleştirilmesindeki iyileştirmeler ve ek minimal invaziv prosedürler YK’yi iyileştirmiştir. İyi huylu parotis tümör cerrahisinin nihai hedefi, kozmetik ve işlevsel hasardan kaçınırken tümörün tamamen çıkarılmasıdır; buna yüz siniri ve dallarının işlevinin korunması da dahildir. Kötü huylu tükürük bezi neoplazmalarının tedavisi öncelikle kötü huylu tümörün tedavisine yöneliktir. Cerrahi tedavi dil veya hipoglossal sinirler gibi önemli komşu yapıları etkilediğinde, submandibular/sublingual kanser gibi, bu yapıların postoperatif disfonksiyonu ortaya çıkarsa yaşam kalitesi üzerinde önemli miktarda etki olur. Genellikle, bu tedavi boyun diseksiyonu gibi yardımcı cerrahi prosedürleri veya radyoterapi gibi cerrahi olmayan tedaviyi içerir. Bu tür çoklu tedavinin yaşam kalitesi üzerindeki etkisi önemlidir. Altta yatan tükürük hastalığının tedavisi genellikle bu yardımcı tedaviler tarafından gölgede labilir.

Amerikan kanser birliğine göre, korunmanın bilinen mutlak bir yolu yoktur fakat bazı önlemler alınabilir:

-Epstein-Barr virüsü (EBV), insan immün yetmezlik virüsü (HIV) ve insan papilloma virüsü (HPV) gibi belirli viral enfeksiyonlar, tükürük bezi kanserleri riskinin artmasıyla ilişkilendirilebilir. Bu virüslere maruz kalmaktan kaçınmak riskinizi düşürmenize yardımcı olabilir. Ve bazı tükürük bezi kanserlerinde HPV’nin bulunmasını anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, HPV ile ilişkili 6 kanseri önlemeye yardımcı olmak için mevcut aşılar vardır.

-Sigara içmenin bazı iyi huylu tükürük bezi tümörleriyle bağlantılı olduğu bulunmuş olsa da, tütünden kaçınmak, baş ve boyun kanserleri ve akciğer kanseri de dahil olmak üzere tütünle ilişkili diğer kanser türlerinin yanı sıra birçok başka hastalığın riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

-Belirli işyeri maruziyetlerinden kaçının;

Tükürük bezi kanseri riskinin arttığı belirli endüstrilerde çalışan kişiler için, kendilerini korumak için önlemler almak risklerini azaltmaya yardımcı olabilir.

Cerrahi sonrası başarı oranı tümörün tipine göre değişmekle birlikte yaşam şansı yüksektir. Son yıllarda uygulanan tedaviler ile uzun yıllar sağ kalım şansı çok artmıştır.

Tümör latincede doku büyümesi anlamına gelir. Tümörler iyi huylu (Selim, benign) ve kötü huylu (habis, malign) olarak adlandırılır. Tükrük bezindeki tümörlerin çok büyük kısmı iyi huylu yani selim tümörlerdir. Tümörlerin kötü huylu ya da habis diye tabir edilen kısmını kanserler oluşturur ki bu kanserlerin tükrük bezlerinde görülme ihtimali iyi huylu tümörlere göre daha düşüktür.

Ülkemizde yapılmış geniş seriler içeren bir çalışma yoktur. Daha küçük verilerde yapılmış çalışmalar vardır. Ingiltere kökenli CancerresearchUK verilerinde tüm kanser tipeleri için %65’in üzerinde 5 yıldan fazla sağ kalımdan bahsedilmiştir. Bu bazı tümörler için 10 yılın üzerindedir.



whatsappdestek rezervasyon